Emek Mimarlık
Yemek Sepeti
10.Hafta Meraklı Melahat
Burak Engin

Konumuz merak ve merak kavramı söz konusu olunca bu ülkede ilk akla gelen şey insanın başına ya meraktan.... Yok yok o değil :))) 1986-1988 yılları arasında TRT'de yayınlanan, baş rollerini Perran Kutman ve Şevket Altuğ'un oynadığı Perihan Abla dizisinde, Tüluğ Çizgen'in canlandırdığı Meraklı Melahat karakteri, bir pencerede oturup mahalledeki her şeyi merak eden, gelen geçene soru soran, herkesi sorgulayan, dedikodu yapan, burnunu her şeye sokan biriydi. Meraklı Melahat o denli sevilip benimsendi ki, üstün oyunculuğun da vesilesi ile dizi karakteri olmaktan çıkıp konuşma diline girdi ve bir isim benzetmesi halini aldı. Fantezi Futbol Türkiye ekibi olarak haftanın en merak edilen olaylarını, o haftaya dair en önemli soruları yazıp, meraklarınızı gidermeye çalışacağız. Bir nevi siz Meraklı Melahat'ları tatmin etmek için uğraşacağız. Bakalım başarabilecek miyiz? Haydi başlıyoruz...

 

 

Ekuban atmaya devam eder mi?

Trabzonspor’un son yıllarda yaptığı transferler arasında beklentinin çok üzerinde katkı veren en önemli isimlerden biri Caleb Ekuban oldu. Ünal Karaman ve Hüseyin Cimşir ondan vazgeçmediler, hep oyun planlarında kilit role sahip oldu. Sakatlığı nedeniyle Newton ile fazla çalışamadı fakat sakatlığını tamamen atlattığı dönem ile Abdullah Avcı’nın göreve gelmesi aşağı yukarı aynı zaman dilimine denk geldi. Abdullah Hoca’nınn da hücum planında ona sorumluluğu verdiğini Erzurumspor maçında gördük. Attığı golü bir bir yana bırakırsak geçiş hücumlarında topla buluşan, kanatlar ve ceza sahası arasındaki bağlantıyı sağlayan ve sık sık ceza sahasına giren bir oyun tarzı vardı ki gol de bunun göstergesiydi. Hatta bir önceki hafta Alanyaspor ve son Erzurumspor maçında zaman zaman santrfordan dahi öndeydi. Bu hafta Ankaragücü deplasmanında kendisinin takımın en önemli kozlarından biri olacağını ve yükselen formu ile ağır rakip defans karşısında skor katkısı yapma ihtimalinin yüksek olacağını düşünüyorum. Kadrom için en önemli alternatiflerden biri Caleb Ekuban olacak.

 

Gulbrandsen formayı alır mı?

Başakşehir son hafta içerisinde 2 ağır yenilgi aldı. Şampiyonlar Ligi’nde kaybedilen Manchester United maçı belki beklenilen bir mağlubiyetti ancak eksik ve formsuz Beşiktaş’a karşı 3-2 kaybetmesini açıkçası hiç beklemiyordum. Mağlubiyetten de öte bu maçta özellikle ilk yarı boyunca izlediğimiz bitik görüntü oldukça şaşırtıcıydı. Muhakkak bu görüntünün ortaya çıkmasında Beşiktaş’ın maça iyi hazırlanmasının payı büyük ancak bu kadar aksayan bir Başakşehir de mağlubiyeti sonuna kadar hak etti. Bu noktada uzun süredir ince ince göze çarpan bir problem de ortaya aleni olarak çıktı. Demba Ba! Sezon başından beri maç başına en fazla şut çekme ortalaması olan oyuncu olmasına rağmen ligde henüz golle tanışamadı Demba Ba. Crivelli’nin sakatlığı ile üzerindeki yük de arttı ancak formsuz hali her halinden belli oluyor. Yine ligimiz standartlarının üstünde bir golcü olduğunu da unutmayalım ancak kulübede Okan Buruk’un yanında Gulbrandsen gibi bir isim var. Son 2 haftadır oyuna sonradan dahil olan Norveçli golcü toplamda 19 dakikada 3 gol attı. Demba Ba’nın aksine oldukça formda. Bu hafta rakip Denizlispor ve Gulbrandsen’in rotasyon ihtiyacını da gidermek üzere ilk 11 başlaması gerektiğini düşünüyorum. Demba Ba’yı mı keser ya da Okan Hoca ona farklı bir yer mi açar emin değilim ancak formayı en azından bu maçta hak ediyor. Ben risk alıp kadromda denemeye değer görüyorum.

 

Derbi nasıl geçer?

Bu hafta çok önemli bir derbi izleyeceğiz. Şampiyonluğun en büyük favorisi olarak gösterilen Fenerbahçe, Başakşehir galibiyeti ile büyük moral kazanan Beşiktaş’ı ağırlayacak. Açıkçası geçen hafta Başakşehir karşısındaki Beşiktaş’ı izlememiş olsak, eksikleri de göz önünde tutarak Beşiktaş’a bu maç için şans vermezdim. Sergen Yalçın bu maça öyle güzel hazırlanmış ki Fenerbahçe’ye karşı da ekstra motivasyon ile mutlaka planları olacaktır. Bu planlar ne kadar sonuç verir göreceğiz. Fenerbahçe cephesinde ise 5 gollü sezonun en rahat galibiyeti sonrası bir derbi galibiyeti büyük önem taşıyor. Her şeye rağmen maçın favorisi yine onlar ve kazanıp lige ağırlık koymaya başlamak isteyeceklerdir. Maçın kilidi orta sahadaki savaş olacak ve bu nedenle gergin, bol faullü ve kartlı bir maç bekliyorum. Perotti’nin formu ve Samassa’nın yerine forma giymesi beklenen Cisse’nin gününde olması ya da sürpriz bir katkı ile Fenerbahçe'nin gole ulaşması daha rahat gibi duruyor ancak Beşiktaş’ın da ani çıkışlar ile özellikle Larin ile skora gittiğini görüyoruz. İki takımın da savunmada ciddi açıklar verdiğini de düşünürsek gollü bir maç izlememiz de muhtemel. Sonuçta bu bir derbi ve derbilerde ne olacağını önceden kestirmek çok güç. Tercih yapmak riskli gibi görünse de Cisse&Perotti ve Aboubakar&Larin özelinde gol katkısı beklentisi ile bir değerlendirme yapılabilir.

 

Lung olmadan Kayserispor savunabilir mi?

Geçtiğimiz hafta Kayserispor deplasmanda Galatasaray karşılaşmasından 1 puan ile döndü. Şüphesiz bu puanın baş mimarı maçta sadece 1 devre oynamasına rağmen Kayserispor kalecisi Lung oldu. Silviu Lung gerçekten çok enteresan bir kaleci, bazen hiç beklenmedik goller yese de gününde olduğunda resmen tek başına bir takım oluyor. Romen file bekçisi geçtiğimiz sezon en çok kurtarış yapan kaleci konumundaydı ve bu istatistiğini bu sezon da devam ettirerek bu haftaya kadar en fazla kurtarış yapan kaleci oldu. Son maçta sakatlanarak oyundan çıkmak zorunda kalsa da bir devre boyunca kalesine isabetli olan 8 şutun tamamını kurtararak rakibinin hevesini kırdı. Bu hafta Kayserispor evinde Lung’dan yoksun şekilde Karagümrük ile oynayacak. Açıkçası maç berabere sonuçlansa da Kayseri savunması hiç güven vermedi. Rakip 10 kişi kaldıktan sonra daha kompakt şekilde ceza sahasına gömülseler de hem kenar ortalarda hücumculara şans tanıdılar hem de sık sık adam kaçırdılar. Samet Ayba’nın bu hataları 1 haftada düzeltmesi çok mümkün görünmüyor ve Karagümrük’ün bu fırsatlardan en az bir tanesini değerlendirebileceğini düşünüyorum. Skordan bağımsız olarak Karagümrük’ün en az 1 gol bulacağı umuduyla Sobiech başta olmak üzere hücum oyuncusu alternatiflerini mutlaka gözden geçirmek gerekir.

 

Clean Sheet’siz haftalar devam eder mi?

Ligimizde son haftalarda oynanan maçlarda takımların karşılıklı gol ya da goller attığı ve clean sheet yapan takımların sayısının azaldığını görüyoruz. Bu gol beklentisi anlamında elimizi kuvvetlendirse de savunmalardan beklediğimiz clean sheet puanlarını kazanmamamızı engelliyor. Örneğin son 3 haftada, her hafta sadece 3 takım takım maçını gol yemeden bitirmiş. Yani düz bir hesapla 10 maçta sadece 3 maçta takımlar karşılık gol atamamış. Bu da demek oluyor ki 30 maç, 60 olası clean sheet’den sadece 9 tanesi gerçekleşmiş. Şahsen önümüzdeki haftalarda, en azından bir süre savunma oyuncularımı tercih ederken clean sheet beklentisinden ziyade sadece sadece skor katkısı yapma ihtimali olduğunu düşündüğüm defans oyuncularını tercih edeceğim.

 

Alanyaspor liderliği bırakır mı?

Alanyaspor bir önceki hafta Trabzonspor beraberliği ile ara verdiği galibiyet serisine Akdeniz derbisinde Antalyaspor’u yenerek devam etti. Bu maçta hücum aksiyonlarından ziyade rakibine neredeyse hiç fırsat tanımayarak savunma gücünü de tekrardan göstermiş oldu. Bu haftaya kadar ligde 8 haftada sadece 3 gol yediler ve en az gol yiyen takım onlar. Rakip Konyaspor ise harika Fenerbahçe galibiyetini Kasımpaşa maçıyla taçlandırmış oldu. Her ne kadar Konyaspor da formda bir döneminde olsa da maçın net favorisi bana göre Alanyaspor. En yakın takipçisi Fenerbahçe’nin de maç bittikten hemen sonra Beşiktaş derbisine çıkacağını düşünerek kazanıp derbiyi başka bir gözle takip ederler diye düşünüyorum. Hücumda Bareiro mu Babacar mı sorusu dışında kadrolarında fazla soru işaretleri yok ve Davidson, Bakasetas ve Efecan gibi yetenekli isimler ile Konyaspor duvarını aşıp sonuca gideceklerini düşünüyorum. Savunmadan Steven Caulker’ı da her zaman olduğu gibi duran toptan sürpriz bir skor katkısı için unutmamanızı öneririm.

 

Cueva’sız Malatya hücumları nasıl olacak?

Malatyaspor’da hafta arasında sürpriz bir karar ile Cueva kadro dışı bırakıldı. Sebep olarak disiplinsiz davranışlar gösterildi ki Hamza Hoca ile arasında ciddi problemler olduğu dışarıdan da görünüyordu. Tabii ki olayın iç yüzünü bilemeyiz. Hamza Hamzaoğlu’nun belki de haklı sebepleri de vardır ancak saha içerisine baktığımızda Cueva’nın özellikle hücum anlamında çok önemli bir rolü vardı. Zaten kısıtlı olan Malatyaspor hücum planında özellikle Tetteh ile birlikte sonuca gidemese de rakipler için büyük bir tehdit oluşturuyordu Cueva. O olmadan Malatyaspor’un gol atması daha da zorlaşmış olabilir. Bu sezon 8 haftadır Cueva’nın sahada olmadığı dakikalarda Malatyaspor 1 gol dahi atabilmiş değil. Belki Adem Büyük’ün dönüşü ile farklı varyasyonlar gelişebilir ancak Cueva’sız Malatyaspor’un hücumda güç kaybı yaşayacağını düşünüyorum. Formda Gaziantep’in de gününde olması halinde işleri kolay olmayacak.

 

Asist yapan oyuncular nerede?

Bu yıl enteresan bir durum dikkatimi çekiyor. Fantezi Futbol kadrolarımızı kurarken hepimiz öncelikle gol ve hemen arkasından asist yapacak futbolcuları bulmaya çalışıyor, maçları kafamızda X’in asisti Y’nin golü şeklinde oynuyoruz. Ancak asist yapan oyunculara baktığımızda sadece ve sadece 3 oyuncumuzun 3’er asisti var. Bu isimler Caner Erkin, Emrah Başsan ve Güray Vural. Avrupa kıtasındaki tüm ligleri değerlendirmeye katarak, tüm Avrupa’da bu sezon en çok asist yapan oyuncu arasında ligimizden hiçbir oyuncu giremiyor. Bu veri de bizlere sanki tıpkı defans oyuncularında olduğu gibi bir süre asistten ziyade sadece gol atacak oyunculara odaklanmak gerektiğini gösteriyor.

 

Umarım 10.Hafta ile ilgili aklınızdaki soruları cevaplandırmışımdır. Yine de aklınıza takılan bir soru olursa, yorumlara yazmanızı rica ediyorum. Elimden geldiğince yardımcı oalcağım. Unutmayın merak güzel şeydir. Kediyi öldürür ama insana ateşi, aşıyı, telefonu ve benzeri her faydalı şeyi buldurur... Sağlıcakla kalın...

 

Yorumlar
YORUM YAP
Bu makaleye henüz yorum yapılmamış.